Irak Dışişleri Bakanlığı, Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Joshua Harris’i bakanlığa çağırarak son dönemdeki askeri ve güvenlik gelişmelerini gündeme taşıdı. Görüşmede, Irak topraklarında yaşanan saldırıların ülkenin egemenliği, iç güvenliği ve sivil-askeri altyapısı üzerindeki etkileri öne çıktı.
Bağdat’ta bakanlık binasında yapılan temas, Irak ile ABD arasındaki güvenlik başlığının yeniden sert biçimde öne çıktığı bir dönemde gerçekleşti. Görüşmede Irak tarafını, İkili İlişkilerden Sorumlu Müsteşar Büyükelçi Muhammed Hüseyin Bahr el-Ulum temsil etti. Ele alınan başlıkların merkezinde, son haftalarda artan çatışma ortamının Irak iç dengelerine ve bölgesel istikrara yansımaları yer aldı.
Irak tarafı, devam eden savaş ve buna bağlı askeri hareketliliğin ülkenin güvenliği ile egemenliği açısından doğrudan tehdit oluşturduğunu vurguladı. Ayrıca vatandaşların güvenliğiyle birlikte sivil ve askeri tesislerin korunmasının giderek daha kritik hale geldiği mesajı verildi.
Görüşmede, Bağdat, Kerkük, Enbar ve Babil’deki askeri noktalara düzenlenen son saldırılarda 14 kişinin yaşamını yitirdiği, 24 kişinin de yaralandığı bilgisi paylaşıldı. Irak hükümeti bu saldırıları egemenliğin açık ihlali olarak değerlendirdiğini ve en sert ifadelerle kınadığını ortaya koydu.
Irak yönetimi, ülkedeki diplomatik misyonlar ile yabancı personelin güvenliğinin sağlanmasına yönelik taahhüdünü de yineledi. Diplomatik temsilciliklere yönelik saldırıların kabul edilemez olduğu belirtilirken, sorumluların yargı önüne çıkarılması için çalışmaların sürdüğü kaydedildi.
ABD tarafı ise Irak ile stratejik ortaklığın sürdürüleceğini bildirdi. Washington yönetiminin özellikle askeri kapasite geliştirme, silahlanma ile teknik ve lojistik destek alanlarında iş birliğini devam ettirme yaklaşımını koruduğu aktarıldı. Aynı görüşmede, ABD’nin bölgedeki yaklaşımının kendi çıkarlarına yönelik tehditlere karşı sınırlı ve savunma amaçlı yanıt verme çerçevesinde şekillendiği mesajı da verildi.
Son tablo, Bağdat ile Washington arasında diplomatik temas kanallarının açık tutulduğunu ancak sahadaki askeri gerilimin ilişkiler üzerinde ağır baskı oluşturduğunu gösteriyor. Irak’ın verdiği mesaj, ülke topraklarının bölgesel hesaplaşmaların alanına dönüşmesine karşı daha net bir siyasi duruş sergileme arayışına işaret ediyor.
Bu gelişme, yalnızca ikili ilişkiler açısından değil, Irak’ın egemenlik vurgusunu güçlendirmesi ve bölgesel krizlerin ülke içine taşınmasını sınırlama çabası bakımından da önem taşıyor. Önümüzdeki süreçte güvenlik, diplomatik temsilciliklerin korunması ve yabancı askeri varlığın niteliği başlıklarının daha yoğun tartışılması bekleniyor.
Yorum Paylaş