Emtia piyasaları haftayı, Orta Doğu kaynaklı enerji arzı endişeleri ile büyük merkez bankalarının faiz patikasına ilişkin beklentilerin gölgesinde tamamladı. Jeopolitik risklerin yüksek seyretmesi, özellikle enerji ve sanayi bağlantılı emtialarda fiyatlamaları etkilerken, yatırımcılar gelecek döneme ilişkin yön arayışında ABD’den gelecek makroekonomik verilere odaklandı.
Piyasalarda öne çıkan ana başlık, enerji fiyatlarının küresel enflasyon üzerindeki olası etkisi oldu. ABD ile İran hattından gelen çelişkili mesajlar risk algısını yüksek tutarken, petrol fiyatlarındaki oynaklık da merkez bankalarının faiz indirimi alanını daraltabilecek bir unsur olarak değerlendirildi. Bu tablo, daha önce ağırlık kazanan güvercin beklentilerin yerini daha temkinli ve şahin öngörülere bırakmasına yol açtı.
ABD Merkez Bankası yetkililerinden gelen açıklamalar da bu değişimi güçlendirdi. Enflasyon baskılarının halen önemli bir risk olduğu yönündeki mesajlar, yüksek enerji maliyetlerinin hem fiyat görünümünü hem de tüketim eğilimlerini bozabileceğine işaret etti. Aynı dönemde açıklanan verilerde imalat sanayisinin dirençli görünümünü korumasına karşın hizmetler ve bileşik endekslerde ivme kaybı sinyalleri görülmesi, büyüme ile enflasyon baskısının aynı anda hissedildiği karmaşık bir zemine işaret etti. ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,45 seviyesine kadar yükselmesi ve dolar endeksinin 100,2’ye çıkması da emtia fiyatlamalarında önemli bir belirleyici oldu.