ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ilk 14 gününde, radar sistemlerinden savaş uçaklarına ve insansız hava araçlarına kadar uzanan geniş bir yelpazede yaklaşık 3,84 milyar dolarlık askeri ekipman kaybı yaşandığı değerlendiriliyor. Ortaya çıkan tablo, çatışmanın yalnızca sahadaki askeri hareketlilikle sınırlı kalmadığını, bölgedeki savunma altyapısının da ciddi biçimde yıprandığını gösteriyor.
İlk iki haftalık süreçte en dikkat çekici zarar kalemi, Körfez bölgesindeki radar ve erken uyarı sistemlerinde görüldü. Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün ve Suudi Arabistan’daki bazı balistik füze savunma unsurlarının hasar aldığı, özellikle THAAD sistemine bağlı AN/TPY-2 radar bileşenlerinin bu kaybın büyük bölümünü oluşturduğu belirtiliyor. Uydu görüntülerine dayanan değerlendirmelerde, söz konusu ülkelerde dört radar bileşeninin vurulduğu ifade ediliyor.
Benzer şekilde Katar’daki El Udeyd Hava Üssü’nde konuşlu AN/FPS-132 erken uyarı radar sisteminin de İran’ın misilleme saldırıları sırasında hedef alındığı ve sistemde hasar oluştuğu bildiriliyor. Tek başına bu unsurun yaklaşık 1,1 milyar dolarlık bir değer taşıması, bölgedeki yüksek maliyetli savunma ağlarının ne kadar kırılgan hale gelebildiğini bir kez daha ortaya koydu.
Hava gücü tarafında da dikkat çekici kayıplar yaşandı. ABD’li yetkililerin doğruladığı bilgilere göre 11 adet MQ-9 Reaper tipi insansız hava aracı düştü. Bu kaybın toplam maliyetinin yaklaşık 330 milyon dolar seviyesinde olduğu hesaplanıyor. Bunun yanında Kuveyt hava savunma unsurlarınca dost ateşi sonucu düşürülen üç F-15E Strike Eagle savaş uçağının yeniden tedarik maliyetinin de yaklaşık 282 milyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Irak’ta düşen bir KC-135 yakıt ikmal uçağı da toplam zararı büyüten unsurlar arasında yer aldı.
Deniz ve haberleşme altyapısında da hasar oluştu. Bahreyn’in başkenti Manama’daki ABD Donanması Beşinci Filosu karargahını hedef alan saldırıda iki uydu haberleşme terminaliyle birlikte bazı büyük yapılarda zarar meydana geldiği belirtiliyor. Terminallerin her birinin yaklaşık 20 milyon dolar değerinde olduğu değerlendiriliyor. Ayrıca Kuveyt’teki Camp Arifjan Üssü’ne ait uydu görüntülerinde imha edilmiş üç radar bileşeninin görülmesi, ek bir kayıp kalemine işaret ediyor.
Ortaya çıkan toplam tablo, çatışmanın ABD’nin bölgedeki ileri konuşlu askeri mimarisi üzerinde ciddi bir maliyet yarattığını gösteriyor. Kayıpların önemli bölümünün radar, erken uyarı ve haberleşme altyapısında yoğunlaşması, savunma sistemlerinin yalnızca saldırı değil sürdürülebilirlik açısından da baskı altında olduğunu ortaya koyuyor.
Bu gelişme, Orta Doğu’daki askeri gerilimin ekonomik ve stratejik etkilerinin giderek büyüdüğüne işaret ediyor. Milyarlarca doları bulan ekipman kaybı, yalnızca kısa vadeli operasyonel boşluklar yaratmakla kalmıyor; aynı zamanda bölgedeki caydırıcılık dengesi, savunma tedariki ve üs güvenliği tartışmalarını da yeniden gündeme taşıyor. Çatışmanın uzaması halinde, maliyetin sadece mühimmat ve platform kaybıyla sınırlı kalmayıp daha geniş bir güvenlik mimarisi sorunu doğurabileceği değerlendiriliyor.
Yorum Paylaş