Türkiye, yeni Yapay Zeka Eylem Planı için görüş toplama sürecini başlatırken, vatandaşlar ve paydaşlardan gelen önerilerin yerli bir Türkçe büyük dil modeliyle analiz edilmesini hedefliyor. Süreç, stratejik önceliklerin daha geniş katılımla belirlenmesi ve yapay zeka politikalarının somut adımlarla güçlendirilmesi açısından dikkat çekiyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmada, akademisyenlerden girişimcilere, öğrencilerden sektör temsilcilerine kadar farklı kesimlerin katkısı alınacak. Toplanan görüşler, “yapayzekavizyonu.sanayi.gov.tr” platformu üzerinden derlenecek ve başvurular 10 Nisan 2026’ya kadar devam edecek. Elde edilen verilerin, TÜBİTAK tarafından geliştirilen Türkçe büyük dil modeliyle bütüncül biçimde incelenmesi planlanıyor.
Bu yaklaşım, yapay zeka alanında yalnızca genel çerçeve çizen belgeler yerine, uygulanabilir ve ölçülebilir adımları öne çıkaran yeni nesil politika anlayışına işaret ediyor. Son dönemde birçok ülkenin uzun vadeli strateji belgelerinden daha operasyonel eylem planlarına yöneldiği görülürken, Türkiye’nin toplumsal katılımı merkeze alan modeli bu dönüşümün yerel bir örneği olarak öne çıkıyor.
Hazırlanacak yeni planın, 2021-2025 dönemini kapsayan mevcut Ulusal Yapay Zeka Stratejisi’nin üzerine inşa edilmesi bekleniyor. Mevcut stratejide yer alan 6 öncelik ve 119 tedbirin, yeni dönemde daha somut uygulamalarla desteklenmesi; özellikle altyapı, iş gücü dönüşümü, etik ilkeler ve küresel rekabet başlıklarında yeni yol haritalarının şekillenmesi öngörülüyor.
Süreçte kullanılacak yerli yapay zeka modeli, yalnızca önerileri sınıflandıran teknik bir araç olmanın ötesinde, geniş hacimli verinin daha hızlı ve tutarlı değerlendirilmesine imkan sağlayacak. Böylece farklı toplumsal kesimlerden gelen görüşlerin ortak eğilimleri, öncelikli alanları ve uygulanabilir başlıkları daha net biçimde ortaya konabilecek.
Kamu katılımına açık bu model, yapay zeka politikalarının yalnızca kurumlar arasında hazırlanan bir çerçeve olmaktan çıkıp daha geniş sahiplenme üreten bir yol haritasına dönüşmesini amaçlıyor. Görüş bildiren kişi ve kurumların, sonraki uygulama aşamalarında da daha aktif rol üstlenmesi bekleniyor.
Gelinen noktada Türkiye, yapay zeka alanındaki yeni dönem hazırlığını yalnızca teknik kapasite artışı olarak değil, aynı zamanda yönetişim modeli olarak da kurguluyor. Toplanacak öneriler ve bunların yerli modelle işlenmesi, eylem planının hem sahadan beslenmesini hem de daha veri temelli bir yapıya kavuşmasını sağlayabilir.
Bu çerçevede ortaya çıkacak yeni plan, Türkiye’nin yapay zekada üretici, rekabetçi ve güçlü altyapıya sahip bir ülke olma hedefi açısından belirleyici başlıklardan biri olacak. Sürecin başarısı, yalnızca hazırlanacak metne değil, bu katılımın somut politika ve uygulamalara ne ölçüde yansıtılacağına bağlı olacak.
Yorum Paylaş