Kırgızistan’da karaciğer kanseri nedeniyle tedavi süreci ağırlaşan 3 yaşındaki Nuryiğit Maksatbekoğlu, Türkiye’de gerçekleştirilen karaciğer dokusu nakli sonrası yeniden yaşama tutundu. Ülkesinde uygulanan çoklu kemoterapiye rağmen iyileşme sağlanamayan küçük çocuk için yapılan müdahale, zorlu bir tıbbi sürecin ardından umut verici sonuç verdi.
Nuryiğit’in sağlık yolculuğu, ülkesinde uygulanan yedi kür ağır kemoterapiye rağmen olumlu yanıt alınamamasıyla kritik bir aşamaya taşındı. Aile, başka merkezlerde de çözüm bulamayınca Türkiye ile temasa geçti ve çocuk Malatya’daki İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’ne getirildi. Burada yapılan değerlendirmelerin ardından ameliyat kararı alındı.
Operasyonda tümörlü karaciğer dokusu çıkarıldı, eksik kalan bölüm ise babasından alınan doku ile tamamlandı. Böylece canlı vericiden yapılan nakille çocuğun tedavi sürecinde yeni bir aşamaya geçildi. Hastanedeki kontrollerin sürdüğü ve çocuğun sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.
Vakayı zorlu kılan temel unsurlardan biri, tümörün karaciğerin çok büyük bölümünü kaplaması ve portal sistemde görülen tromboz tablosu oldu. Bu durum nakil ihtimalini tıbbi açıdan daha riskli hale getirse de ekip, çok disiplinli değerlendirme sonucunda operasyonu gerçekleştirdi. Müdahalenin başarısı, ileri düzey cerrahi planlama ve deneyimli ekip çalışmasının önemini bir kez daha ortaya koydu.
Tedavi sürecinin ameliyatla sınırlı kalmayacağı, Nuryiğit’in bundan sonraki dönemde bağışıklık baskılayıcı tedaviyle izleneceği belirtiliyor. Karaciğer fonksiyonları, enfeksiyon riski ve olası komplikasyonlar belirli aralıklarla takip edilecek. Uzun süreli kontrol planı, nakil sonrası dönemin en kritik başlıkları arasında yer alıyor.
Aile açısından bakıldığında bu süreç, yalnızca bir ameliyat değil, aylar süren belirsizliğin ardından gelen yaşamsal bir dönüm noktası oldu. Babanın donör olmasıyla gerçekleşen nakil, tedaviye aile desteğinin doğrudan yansıdığı örneklerden biri olarak öne çıktı. Türkiye’de yürütülen müdahalenin ardından çocuğun durumundaki düzelme, hem aile hem de sağlık ekibi için güçlü bir moral kaynağına dönüştü.
Nuryiğit’in tedavisinde ulaşılan sonuç, çocuk hastalarda ileri düzey organ nakli kapasitesinin ve sınır ötesi sağlık hizmetlerinin önemini gösteren dikkat çekici bir örnek niteliği taşıyor. Özellikle kendi ülkesinde tedavi seçeneği daralan ağır vakalarda, uzmanlaşmış merkezlerin sunduğu imkanların hayati fark yaratabildiği bir kez daha görülmüş oldu.
Yorum Paylaş