ABD konut finansmanı piyasasında başvurular mart ortasında belirgin biçimde geriledi. 13 Mart 2026 ile biten haftada toplam mortgage başvuruları bir önceki haftaya göre yüzde 10,9 düşerken, özellikle yeniden finansman talebindeki zayıflama dikkat çekti. Aynı dönemde 30 yıl vadeli mortgage faizinin yükselmesi, krediye erişim maliyetini artırarak başvurular üzerinde baskı oluşturdu.
Haftalık veriler, ABD’de konut piyasasının bahar dönemine girerken hâlâ yüksek finansman maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Toplam başvurulardaki düşüşe rağmen konut satın alma amaçlı kredi taleplerinde sınırlı da olsa artış görülmesi, talebin tamamen ortadan kalkmadığına işaret ediyor. Buna karşılık mevcut kredilerini daha uygun koşullarla yenilemek isteyenlerin başvurularında daha sert bir geri çekilme yaşandı.
Verilere göre satın alma başvuruları haftalık bazda yüzde 0,9 artarken, yeniden finansman başvuruları yüzde 18,5 geriledi. Piyasanın genel yönünü gösteren bileşik endeks 347,1 seviyesine inerken haftalık bazda yüzde 10,9 düşüş kaydetti. Bu tablo, faizlerdeki yükselişin özellikle refinansman tarafında çok daha hızlı bir etki yarattığını ortaya koyuyor.
Faiz cephesinde de yukarı yönlü hareket dikkat çekti. 30 yıl vadeli mortgage için ortalama sözleşme faizi 11 baz puan artışla yüzde 6,30’a çıktı. Böylece oran, Aralık 2025’ten bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı. 15 yıl vadeli mortgage faizinin de yüzde 5,66’ya yükselmesi, kısa vadeli ürünlerde de maliyet baskısının sürdüğünü gösterdi.
Yükselen mortgage faizlerinin arkasında yalnızca iç talep dinamikleri değil, küresel piyasalardaki hareketlilik de etkili oldu. Tahvil getirilerindeki artışın, enerji fiyatları ve enflasyon beklentileriyle birlikte kredi maliyetlerini yukarı çektiği görülüyor. Bu durum, konut alıcılarının aylık ödeme yükünü artırırken özellikle faiz düşüşünü bekleyen refinansman talebini frenliyor.
Önümüzdeki dönemde mortgage başvurularının seyri, tahvil faizleri ve enflasyon görünümüne bağlı olmaya devam edecek. Faizlerde kalıcı bir geri çekilme görülmediği sürece başvuru hacminde güçlü ve dengeli bir toparlanma sağlanması zor görünüyor. Özellikle bahar satış sezonunda yüksek kredi maliyetleri, konut piyasasının hız kazanmasını sınırlayan başlıca unsur olmaya aday.
Bu görünüm, ABD konut sektöründe talebin tamamen kaybolmadığını ancak finansman koşullarına karşı son derece hassas kaldığını ortaya koyuyor. Satın alma başvurularındaki sınırlı artış, piyasada temel ihtiyaca dayalı talebin sürdüğünü gösterirken, refinansman cephesindeki sert düşüş daha ucuz kredi dönemine henüz dönülmediğini teyit ediyor. Bu nedenle mortgage verileri, 2026’nın ilk yarısında konut piyasasının yönünü belirleyecek en kritik göstergelerden biri olmayı sürdürüyor.
Yorum Paylaş