Hürmüz Boğazı’nda ticari gemi geçişleri mart ortasında keskin biçimde geriledi. Enerji ve denizcilik verileri, 28 Şubat 2026’da başlayan bölgesel çatışmanın ardından boğazdaki normal akışın büyük ölçüde bozulduğunu, geçişlerin hem enerji arzı hem de küresel lojistik açısından kritik bir kırılma yarattığını gösteriyor.
18 Mart itibarıyla ortaya çıkan tablo, yalnızca deniz taşımacılığındaki yavaşlamaya değil, aynı zamanda petrol ve LNG arz zincirindeki baskının derinleşmesine işaret etti. Kpler verilerine göre çatışmanın başladığı 28 Şubat’tan bu yana Hürmüz’den toplam 108 gemi geçiş yaptı; bu hareketin yalnızca 38’i 2 Mart sonrasında gerçekleşti. Bu düşüş, boğazdaki risk algısının kısa sürede operasyonel bir krize dönüştüğünü ortaya koydu.
Hürmüz Boğazı, dünya günlük petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz akışının yaklaşık beşte birinin geçtiği en stratejik deniz koridorlarından biri konumunda bulunuyor. Bu nedenle geçişlerdeki sert yavaşlama yalnızca Körfez ülkelerini değil, Asya başta olmak üzere enerji ithalatçısı ekonomileri de doğrudan etkiliyor. Reuters’ın analizine göre boğazdan sevkiyatın aksaması, küresel enerji sistemi açısından son yılların en ağır arz şoklarından biri olarak değerlendiriliyor.
Denizcilik tarafındaki baskı sadece geçiş sayılarıyla sınırlı kalmadı. Uluslararası Denizcilik Örgütü, boğazın batısında mahsur kalan yaklaşık 20 bin denizci ve 2 bine yakın ticari gemi için güvenli bir deniz koridoru oluşturulması çağrısı yaptı. Aynı dönemde ticari gemilere ve açık deniz enerji altyapısına yönelik çok sayıda olay bildirilmesi, sigorta, rota planlama ve yükleme kararlarını daha da zorlaştırdı.
Enerji üreticileri üzerindeki etkiler de kısa sürede görünür hale geldi. Reuters verilerine göre sevkiyat yapılamaması nedeniyle Suudi Arabistan, Irak ve Kuveyt gibi önemli üreticiler depolama baskısıyla karşı karşıya kaldı; Irak ise ihracat sıkışması nedeniyle üretimde sert kısıntıya gitmek zorunda kaldı. Bu durum, deniz trafiğindeki daralmanın yalnızca ulaşım sorunu değil, doğrudan üretim ve gelir kaybı riski yaratan bir enerji krizi olduğunu gösterdi.
Buna karşın boğaz tamamen işlevsiz hale gelmiş değil. Mart ortasında sınırlı sayıda gemi geçişi sürerken, özellikle İran bağlantılı sevkiyatlar ve bazı Asya rotalarında kontrollü hareketlilik devam etti. Associated Press verilerine göre 1-15 Mart arasında yaklaşık 90 gemi boğazı geçti; ancak bu sayı savaş öncesi dönemde görülen günlük 100 ila 135 geçişlik hacmin oldukça altında kaldı.
Mevcut aşamada Hürmüz’deki trafik, tam kapanmadan çok yüksek risk altında işleyen son derece sınırlı bir akış görünümü veriyor. Güvenlik tehdidinin sürmesi halinde petrol fiyatları, navlun maliyetleri ve tedarik planları üzerindeki baskının daha da artması bekleniyor. Boğazdaki her yeni aksama, yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel enerji piyasalarının kırılganlığını da yeniden gündeme taşıyor.
Yorum Paylaş