Ara

ÇEREZLER

Daha iyi bir kullanıcı deneyimi için Çerezleri kullanıyoruz.

Yazar Adı
0
35
Abone Olun: Google News
Giriş: 23 Mart 2026 - 19:18
Güncelleme: 13 Nisan 2026 - 12:16

Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, Rusya ile Avrupa arasında enerji alanında yeniden iş birliği kurulmasına dönük herhangi bir siyasi ya da ticari sinyal alınmadığını açıkladı. Açıklama, Avrupa Birliği’nin Rus gazına bağımlılığı kademeli olarak sona erdiren yeni takvimi uygulamaya aldığı bir dönemde geldi. Moskova cephesi, Avrupa pazarındaki daralmanın kalıcı hale gelmesi ihtimaline karşı yeni alıcılar ve alternatif ihracat kanalları üzerinde duruyor.

18 Mart 2026 tarihli değerlendirmede Peskov, Avrupa tarafının enerji diyaloğunu yeniden başlatma yönünde somut bir adım ortaya koymadığını belirtirken, kapının tamamen kapanmadığı mesajını da verdi. Bu çıkış, Rusya’nın enerji stratejisinde Avrupa merkezli modelden daha geniş coğrafyalara yayılan bir satış yapısına geçiş tartışmalarının hızlandığı bir döneme denk geldi. Rus yönetimi, özellikle doğal gaz ve sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatında yeni pazarlara yönelmenin ekonomik açıdan daha avantajlı olup olmadığını değerlendiriyor.

Avrupa tarafında ise süreç artık siyasi söylemin ötesine taşınmış durumda. AB ülkeleri, Ocak 2026’da kabul edilen düzenleme ile Rusya’dan boru hattı gazı ve LNG ithalatını aşamalı biçimde sonlandırma kararını hukuki zemine oturttu. Resmî takvime göre Rus LNG’si için tam yasak 2027 başında devreye girerken, boru hattı gazında nihai kesinti 30 Eylül 2027 hedefiyle planlanıyor. Bu çerçeve, savaş sonrası dönemde Avrupa’nın enerji güvenliğini çeşitlendirme ve tedarik riskini azaltma stratejisinin temel ayaklarından biri olarak görülüyor.

Rusya açısından bakıldığında mesele yalnızca diplomatik temas eksikliği değil, aynı zamanda ihracat rotalarının yeniden şekillendirilmesi anlamına geliyor. Kremlin, Avrupa’nın alımları azaltmasının ardından LNG, petrol ve petrol ürünleri için yeni ve büyüyen pazarlara yönelmenin öne çıktığını savunuyor. Bu yaklaşım, Rus enerji gelirlerini koruma ve Avrupa’daki kaybı başka bölgelerde telafi etme arayışının merkezinde yer alıyor. 2025 itibarıyla Rusya’nın toplam AB gaz ithalatındaki payının, savaş öncesindeki yüzde 40’ın üzerindeki seviyelerden yüzde 13’e kadar gerilemiş olması da bu dönüşümün boyutunu ortaya koyuyor.

Enerji denklemindeki gerilim yalnızca siyasi kararlarla sınırlı değil. Rusya, Mart 2026’da Ukrayna saldırılarının TürkAkım ve Mavi Akım hatlarını besleyen kompresör istasyonlarını hedef aldığını ve bunun uluslararası enerji rotaları için ek risk oluşturduğunu açıkladı. Karadeniz üzerinden Türkiye’ye, oradan da bazı Avrupa ülkelerine uzanan bu hatlar, Rus gazının Avrupa’ya ulaşabildiği son önemli boru hattı güzergâhları arasında yer alıyor. Bu nedenle sahadaki güvenlik riski ile siyasi kopuşun aynı anda derinleşmesi, enerji piyasasında belirsizliği artırıyor.

Aynı dönemde Orta Doğu’daki savaşın küresel enerji fiyatları üzerinde baskı oluşturması da tabloyu daha hassas hale getirdi. Gaz ve petrol piyasalarında yaşanan oynaklık, hem Avrupa’nın tedarik güvenliği planlarını hem de Rusya’nın yeni pazar arayışını daha kritik bir başlık haline getirdi. Bu nedenle enerji diplomasisindeki her açıklama, yalnızca ikili ilişkiler açısından değil, fiyatlama ve arz güvenliği bakımından da yakından izleniyor.

Gelinen noktada, Rusya ile Avrupa arasında enerji iş birliğinin kısa vadede yeniden eski düzeye dönmesine işaret eden somut bir zemin görünmüyor. Avrupa, bağımlılığı azaltma yönündeki takvimini korurken; Moskova ise alternatif ihracat hatları ve yeni müşteri tabanlarıyla kaybı dengelemeye çalışıyor. Bu karşılıklı yönelim, enerji ilişkisinin geçici bir krizden çok daha yapısal bir ayrışmaya dönüştüğünü gösteriyor.

Bu gelişme, enerji piyasasında önümüzdeki dönemin yalnızca fiyatlarla değil, jeopolitik tercihlerin kalıcılığıyla da şekilleneceğine işaret ediyor. Avrupa’nın tedarik zincirini çeşitlendirme hamlesi ile Rusya’nın yeni pazar stratejisi aynı anda ilerledikçe, enerji ticaretinde uzun yıllar etkili olacak yeni bir denge oluşabilir. Bu nedenle 18 Mart 2026’da verilen mesaj, günlük bir diplomatik açıklamanın ötesinde, Avrupa-Rusya enerji hattındaki dönüşümün yönünü gösteren önemli bir işaret niteliği taşıyor.

Önceki Haber
Euro Bölgesi’nde şubat enflasyonu yüzde 1,9 oldu
Sonraki Haber
Altın Fed kararı öncesi baskı altında

Yorum Paylaş

Yorumlar (0)

  1. Henüz yorum bulunmamaktadır.

BU KONUYLA İLGİLİ

GÖRÜŞ BİLDİR

Sorununuza ilişkin çözüm aşağıda olabilir!


Neden ?

Yeni eklediğim içerik Ana Sayfa'da görünmüyor ne yapmalıyım?

Çözüm

Ana sayfa içerik seçimlerimizde, site içi işleyişin ve içerik akışının bozulmaması adına editörlerimizin öncelik ve tercihleri etkili olmaktadır. Bu sebeple, sürekliliğin sağlanması ve olabildiğince tüm kullanıcı içeriklerine yer verilmesi adına kategori sayfaları sürekli olarak güncellenmektedir.


Eğer sorununuz halen daha çözülmediyse bizimle iletişime geçebilirsiniz.